BTP liderinden 14 Mart Tıp Bayramı mesajı…

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş sağlık sisteminde yaşanan sorunlara dikkat çekti

BTP liderinden 14 Mart Tıp Bayramı mesajı…

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle bir açıklama yayınladı.

Tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramını kutlayan BTP lideri depremde hayatını kaybeden sağlıkçılara Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar, yaralılara da acil şifalar diledi.

Mesajında sağlık sisteminde yaşanan sorunlara dikkat çeken BTP lideri, “Doğru olmayan sağlık sistemi ve randevu uygulamaları ile hastaların randevu alamayıp aylarca beklediği ya da acil servisleri doldurduğu bir süreç yaşanır olmuştur” dedi.

Hüseyin Baş bu konuya getirecekleri çözümü de şu şekilde açıkladı; “Bizim uygulayacağımız “İyileştirilmiş Sağlık Sistemi” ile Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinde sadece tedavi edici sağlık hizmetlerine değil, koruyucu hekimlik hizmetlerine, çevre ve halk sağlığıyla ilgili her türlü çalışmalara da ağırlık verilecektir. Güçlendirilmiş birinci basamak sağlık hizmetlerinde Aile Hekimlerine başvurular teşvik edilecektir. Sevk zincirine uygun hareket eden hastalardan hiçbir aşamada herhangi bir katılım ya da ilaç ücreti alınmayacaktır. Hastaların ikinci ve üçüncü basamak sevklerinde zaman kaybetmemeleri için, direkt aile hekimleri tarafından randevularının ve gidecekleri merkezlerin belirlenebileceği otomasyon sistemi kurulacaktır. Bu mevcut e-nabız hasta takip programı üzerinden sağlanacak, sağlık kuruluşları arasındaki koordinasyonun geliştirilmesi sağlanacaktır.

“Bakan Koca hasta sayısıyla övünüyor”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sosyal medya hesabından yaptığı, “9-13 Ocak 2023 haftasında açılan muayene kapasite sayısı 5 milyon 210 bin 874 olarak gerçekleşti. Pandemi öncesi dönemde 3 milyon 362 bin 425 olan bu sayı yüzde 55 artış göstermiş oldu. Size bu haberin daha da iyisini vermeye çalışmaya devam ediyoruz” açıklamasına da dikkat çeken Hüseyin Baş şöyle devam etti; “Ne yazık ki bu iktidar döneminde birçok kez artan sağlık merkezi başvuruları ile övünülmüştür. Aslında bir haftada 5 milyonu aşan hasta sayısı övünç kaynağı değil, sağlık sisteminin bozukluğunun ilanıdır. Merkezi yönetimin kontrollerinden geçmiş binalarda on binlerce vatandaşımızın deprem sonrası şehit olmasından sonra göçük altından çıkarılan kişi sayısı, kurulan çadır kent ya da konteyner kent sayısı ile övünmek ne kadar zelil bir durum ise sağlık bakanının da artan hasta sayısı ile övünmesi aynı durumdur. Bu hükümetin zihniyetinin bir yansımasıdır” dedi.

“Şehir hastaneleri kara delik oldu”

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş mesajında şehir hastanelerine de dikkat çekti.

“Şehir Hastaneleri sağlık sisteminde engellenemez bir kaçak kalemi haline gelmiştir” diyen BTP lideri, “Şu anda ülkemizde Şehir hastaneleri kamu özel ortaklığı olarak bilinen bir finansman modeliyle yapılmaktadır. Uygulanan sistem ile ülkenin kamusal kaynakları döviz bazında ulus ötesi sermaye sahipleriyle, bunların taşeronları olarak çalışan yerli sermaye gruplarına aktarılmaktadır. Söz konusu sözleşmelerle yüklenici firmalara, kamuya ait arsalar tahsis edilmekte, inşaat için uygun finansal kredi imkanları sağlanmakta, verilen garanti hasta sayıları ile gelmeyen hastalar için bile hem de döviz bazında borçlanılmaktadır. Bakıldığında bu durum tamamıyla toplumsal yarar karşıtı olan bir uygulamadır. AKP hükümetinin birçok uygulamasında kamu özel ortaklığı ekonomik kategorilerde Türkiye’nin kara deliklerini halini almışlardır. Şehir hastaneleri, köprü, hava alanı, otoyol vs. kamu özel ortaklığı kapsamında yapılan sözleşmelerin özü aynıdır. 2023 yılı itibarıyla, şehir hastanelerine tedavi edici sağlık programı kapsamında kira bedeli olarak 27 milyar 716 milyon TL, hizmet alımı için de 18 milyar 946 milyon TL olmak üzere, toplam 46 milyar 662 milyon TL ödenmesinin planlandığı görülmektedir. Söz konusu bedel, Sağlık Bakanlığı’nın tedavi edici sağlık programına ayrılan toplam bedelin yaklaşık yüzde 23’ünü, çalışan ücreti ile sosyal güvenlik kurumuna devlet pirimi giderinin çıkartılması sonrasında kalan tedavi edici sağlık programı toplam bedelinin ise yüzde 59’unu oluşturmaktadır. Şehir hastaneleri ile yapılan sözleşmeler gözden geçirilmeli, bu kaçaklar bir an evvel sona erdirilmelidir” dedi.

Gümüşhane nöbetçi eczaneleri